
Çok değerli Hocamiz İLBER ORTAYLI'nın vefatını derin bir üzüntüyle ögrendim. Bilgisi ve birikimiyle Türk tarihine ve kültürüne kattığı değerler için her zaman kendisine minnettar kalacağım. İlber Hocamıza Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum.
Mekâni cennet olsun.

Bir Cuma günü Fatih Camii’nin avlusunda durduğunu düşün… İstanbul’un gürültüsü sanki caminin duvarlarına gelince yavaşlıyor. O büyük avluda insanlar sessizce beklerken bir anda minarelerden cuma ezanı yükselmeye başlıyor. Binlerce insanın aynı anda dua etmesi ve ezanın minarelerden taş avluda yankılanırken kalabalığın içindeki farklı hayatlar, farklı dertler sanki aynı noktada birleşir. Sanki şehir dışarıda kalır, içeride yalnızca dua, zaman ve tarih vardır. Ve iç dünyamızda iz bırakan bir hatıra olur. Bugün tarihte bir çağ kapatıp bir çağ açtıran ve Osmanlı Sultanı II. Mehmet’in (Fatih Sultan Mehmet) yaptırmış olduğu , bu nedenle hem camiye hem de semte onun adı veren Fatih Camiini Ramazan ayının son cuma günü ziyaret ettim..

Büyük fetihten sonra Fatih Camii ve Külliyesi, Osmanlı Türk mimarîsinin İstanbul'da ilk inşâ ettiği ve geliştirdiği âbidevî eserlerindendir.Şehrin yedi tepesinden birine inşa edilen cami, ihtişamlı mimarisi ve büyük külliyesiyle Osmanlı'nın ilk büyük Selatin camilerinden ve Osmanlı Devletinin ilk üniversitelerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. 1453'te İstanbul'un fethinden on yıl sonra, 1463 yılında yaptırılan Fatih Külliyesi'nin bir parçasıdır. . Caminin inşaatı yedi yıl sürmüş ve 1470 yılında tamamlanmıştır.

Mimarî açıdan yapı manzumesine bakıldığında Türk İslâm mimarîsinde Koca Sinan'ın Süleymaniye külliyesi hariç, ne kendinden önce ne de sonra erişilememiş bir sanat eseri düzeyinde görülmektedir .. Fatih Camii Külliyesi eskiden medreseler, öğrenci yurdu, misafirhane, kütüphane, hastane, çarşı, hamam ve türbeler gibi birçok yapıyı da içeriyordu; ne yazık ki günümüze sadece medreseler, kütüphane, misafirhane ve türbeler ulaşmıştır. Diğer yapılar yangınlar, depremler ve 1950'lerde yapılan yol yapım çalışmaları sonucu yıkılmıştır.. 1766 depreminde yıkılan cami onarılarak 1771'de bugünkü hâlini almıştır.. İstanbul’un fethinden sonra kurulan bu ilk büyük selâtin külliyesinin bugün pek çok parçasının eksilmiş durumda olması Türk devri tarihi bakımından büyük bir kayıptır. Bu yeniden yapılan Camii Osmanlı barok tarzındadır.. Fatih Camii Külliyesi, MS 4. yüzyılın ilk yarısında inşa edilen Kutsal Havariler Kilisesi'nin bulunduğu yere inşa edilmiştir .

Cami kompleksi, dönemin imparatorluk mimarı Rum asıllı mimarı (Hristodulos-Müslüman adıyla)Atik Sinan tarafından inşa edilmiş olup 3400 metrekarelik bir alanı kapsayan devasa bir komplekstir. Fatih Camii’nin en dikkat çekici bölümü büyük ana kubbesidir ..Ana kubbenin çapı yaklaşık 26 metre civarındadır. Bu, yapıldığı dönem için oldukça büyük bir mühendislik başarısıydı .

Kubbe, caminin ortasını örter ve mekâna genişlik hissi verir.Dört büyük kemer ve güçlü payeler üzerine oturtulmuştur. Fatih Camii’nin kubbesi çok güçlü bir akustiğe sahiptir. Bazen imamın sesi veya dua eden birinin sesi beklenmedik şekilde farklı noktalardan yankılanır. İlk kez gelen bazı insanlar bunu mistik bir şey sanıp şaşırır. Aslında mimarının ustalığından kaynaklanan bir durumdur, fakat halk arasında “camideki manevi yankı” diye anlatılır. Ana kubbenin etrafında toplamda 4 tane küçük kubbe vardır. Bu küçük kubbeler, ana kubbenin hem ağırlığını dengelemek hem de mekânın dengeli bir estetiğe sahip olmasını sağlamak için yerleştirilmiştir.



Fatih Camii’nin şadırvanı, caminin geniş avlusunun tam ortasında yer alan çok zarif bir yapıdır. Sekizgen planlıdır. Üzerinde kubbe şeklinde bir çatı bulunur. Fâtih Sultan Mehmed 1481’de Gebze yakınındaki Sultançayırı’nda vefat edince cenazesi İstanbul’a getirildi ve Fâtih Camii’nin kıble duvarı önünde uzanan hazîre alanındaki türbeye vasiyeti üzerine kendi yaptırdığı bu caminin yanına defnedilmiştir.Türbe sekizgen planlıdır ve üzeri kubbelidir.İçinde Fatih Sultan Mehmet’in sandukası bulunur. Bazı rivayetlere göre Fatih Sultan Mehmet’in naaşı, türbenin içinde görülen sandukanın tam altında daha derin bir yerde bulunmaktadır. Bir başka halk anlatısına göre Fatih’in naaşının tam yeri bilinmesin diye mezarın yerinin gizli tutulduğu söylenir. Ancak bu iddiayı doğrulayan kesin bir tarihî belge yoktur.


Fatih'in eşi ve II. Bayezid'in annesi Gülbahar Valide Hatun'un, "Plevne Kahramanı" Gazi Osman Paşa'nın ve mesnevi şarihi Abidin Paşa'nın türbeleri , tarih prof.Halil İnancık’ın, ,Sadrazam Mustafa Naili Paşa’nın ,Sadrazam Abdurrahman Nureddin Paşa’nın .bazı devlet adamları ve ilmiyye mensuplarının mezarları burada hazirede bulunmaktadır.. Gülbahar Hatun Türbesi. Fâtih Türbesi’nin az ilerisinde daha küçük ölçüde olmak üzere zevcesi Gülbahar Hatun’un ayrı bir türbesi bulunmaktadır. Klasik Osmanlı mimarisi tarzında, kesme taştan inşa edilmiş sekizgen yapılı bir türbedir. İç mekanda kubbede sade kalem işi süslemeler mevcuttur.


Nakşidil Vâlide Sultan Türbesi. Fâtih Camii hazîresine XIX. yüzyılda II. Mahmud’un annesi Nakşidil Sultan için büyük bir türbe ile yanında bir de sebil inşa edilmiştir. Bu eser dalgalı hatları, dışarıdan dilimli büyük kubbesi, oval pencereleri, yaprak biçimindeki kabartma süsleriyle barok üslûbunun Türk türbe mimarisindeki başarılı bir örneğidir
Sadrazamlar, Şeyhülislamlar, müşirler ve pek çok ilim adamının mezarlarının burada olması, Osmanlı protokolünün bir arada görülmesine imkân vermektedir.

Fatih Camii külliyesinin avlusu, camilerin en büyük avlularından biridir; bu nedenle önemli kişilerin cenaze törenleri geçmişte de günümüzde de Fatih Camii'nde yapılmaktadır. Fatih Camiisi inşa edilirken bulunan su kuyusunun tam olarak ne zaman inşa edildiği kesin olarak bilinmese de, Bizans -Roma devrinden kaldığı tahmin edilmektedir.




Osmanlı mimarisinin ince işçiliğinin izlerini taşıyan bu kuyunun, yüzyıllar boyunca şehrin su ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Osmanlı Devrinde Fatih Camii tarihte iki büyük olay yaşamıştır…Yıl 1623: Osmanlı yönetimine isyan eden din adamları Fatih Camii'nde toplanınca, Mere Hüseyin Paşa baskın düzenlemiş ve olaylar sonucunda camide çok sayıda kişi öldürülmüştür.
31 Mart Vakası (1909): İttihat ve Terakki'nin baskısı sırasında Fatih Camii'ne mermiler isabet etmiş, cami duvarlarında mermi izleri kalmıştır.
Bir üçüncü olay ise tarih 30 Ocak 1932'de yaşanmış , ilk Türkçe ezan bu camide okunmuştur.


Tarihimize sahip çıkmak, sadece geçmişi hatırlamak değil, aynı zamanda kendi kimliğimizi ve kültürümüzü güçlü bir şekilde inşa etmek demektir. Fatih Camii gibi tarihi mekânlar, sadece taş ve kubbelerden ibaret değil; içinde yaşanmış hayatlar, fedakârlıklar ve birikmiş kültür barındırır.Tarihin tozlu sayfalarında dolaşırken, bu camiye emek verenleri, burada yaşamış ve iz bırakmış herkesi rahmet ve minnetle anıyorum. Her taşında bir emek, her köşesinde bir hatıra var. Biz tarihimize sahip çıktıkça büyür, köklerimizden güç alarak ilerleriz.

Sevdiklerinizle eksilmeden sarılabileceğiniz nice güzel Bayramlar diliyorum.. Ramazan Bayramınız mübarek olsun..

Dipnot:
Selatin camii-Selatin cami, Osmanlı döneminde padişahlar, valide sultanlar, şehzadeler veya padişah eşleri tarafından yaptırılan, genellikle iki veya daha fazla minareli, büyük ve görkemli camilerdir
Barok tarz: ihtişamlı, dinamik ve abartılı bir sanat akımıdır
Hazire: Etrafı duvar, parmaklık veya çitlerle çevrili özel mezarlık alanlarına verilen addır.
Merhum İLBER ORTAYLI için 16 Mart 2026 Pazartesi günü saat 11:00’de Galatasaray Üniversitesi’nde anma töreni düzenlenecektir. Merhum aynı gün Fatih Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Fatih Camii Haziresi’ne defnedilerek hocası Prof. Halil İnalcık ve Fatih Sultan Mehmet Han’a komşu olacaktır.



