Siyasette Dünün "Canım"ı, Bugünün "Meydan Dayağı": Sahi, Sizin Kimya Laboratuvarı Nerede?
Bizim Olay Gazetesi’nin mutfağında 18 yıldır ne olaylar, ne rüzgârlar gördük ama böylesini görsek görsek laboratuvarda kimyasal tepkime inceleyen bilim insanları anlardı herhalde.
Malumunuz, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçince ortalık bir anda şenlendi. Biz de gazetecilik namusudur dedik; tarafsızca tarafların açıklamalarını, olanı biteni satır satır haberleştirdik. Haberleştirdik haberleştirmesine de, haberlerin altına gelen yorumları okurken basın kartımı çıkarıp “Ben sadece elçiyim, elçiye zeval olmaz!” diye bağırasım geldi.
Yahu daha düne kadar aynı yolda yürüyen, aynı masada çay içip, aynı hedefler için bağrına basan can ciğer dostlar; bir gecede ne ara profesyonel küfürbaz kesildi? Biri yazıyor “Hain”, öbürü yapıştırıyor “Hırsız”, diğeri oradan sesleniyor “Köpek, şerefsiz…” Maşallah, Türk Dil Kurumu’nun hakaret sözlüğü yorumlar kısmında canlı performans sergiliyor.
Şöyle bir durup yaşa başa baktım. Yalan yok, benim bir evladım olsaydı tam da Eren Ali Bingöl’ün yaşında, yani 30’larının başında pırıl pırıl bir genç olurdu. Şimdi insan sormadan edemiyor: Yıllardır yüz yüze baktığınız, selamlaştığınız, omuz omuza gezdiğiniz 30 yaşında gencecik bir belediye başkanına bu kadar kolay salla gitsin hakaretleri savurmak hangi mahalle terbiyesine sığar?
Siyasette taraf değiştirirsin, eleştirilirsin; karar beğenilmez, sandıkta hesabı sorulur, fikirler çarpışır. Eyvallah! Siyasetin doğasında alkış kadar protesto da var. Ama bir zamanlar "Bizim çocuk" diye sırtını sıvazladığınız insana, karar değiştirince matbaa mürekkebinin bile utanacağı lafları saymak nedir? Sizin sevginizin son kullanma tarihi bu kadar mı kısaydı? Yoksa hürmetiniz, sadece sizinle aynı fikirde olunduğu sürece mi geçerli bir abonelik sistemiydi?
Tuzlalı hemşerilerim, yapmayın etmeyin. Siyaset gelir geçer, rozetler değişir, koltuklar el değiştirir ama yarın öbür gün yine aynı fırından ekmek alacak, aynı sahilde yürüyeceğiz. Bir karara kızabilirsiniz, kırılabilirsiniz, eleştirinin en sertini düzgün bir dille yapabilirsiniz. Ama klavye başına geçip içindeki bütün öfkeyi en ağır sövgülerle kusmak, karşıdakini küçültmez; sadece yazanın seviyesini gösterir.
Biz Olay Medya olarak tarafsızca yazmaya devam edeceğiz. Siz de yorum yazarken bir anlık öfkeyle dilinizi zehire bulamadan önce bir derin nefes alın. Benden söylemesi: Yarın bir gün siyaset bu, bakarsınız yine aynı masada çay içersiniz; o zaman o ettiğiniz lafları geri yutmak zorunda kalmayın, bünyeye dokunur!



