Tuzla Belediyesi eski Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, son günlerde kamuoyunda geniş yankı bulan imar ve emsal transferi iddialarına ilişkin resmi sosyal medya hesapları üzerinden oldukça sert ve detaylı bir yazılı açıklama yayınladı.

Yazıcı, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AK Parti’ye katılmasının ardından başlatıldığını belirttiği yıpratma ve itham kampanyalarına tepki gösterdi. Açıklamalarında, yöneltilen yolsuzluk iddialarının hukuki, teknik ve akli temelden yoksun olduğunu vurgulayan Dr. Şadi Yazıcı, sürecin tamamen "siyasi hınç ve iktidar hırsıyla" yürütülen bir dezenformasyon projesi olduğunu ifade etti.

"İddialar Silivri’den Gelen Yönlendirmelerin Eseri"
Açıklamasına "Tuzla'ya yönelik kin ve hırsın tutarsızlıklar manzumesi" başlığıyla başlayan Dr. Şadi Yazıcı; eski CHP Genel Başkanı, eski CHP İstanbul İl Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili tarafından peş peşe yapılan beyanların, Silivri’den gelen direktiflerle sahnelendiğini savundu.

İddiaların merkezinde yer alan "Emsal Transferi" uygulamasına dikkat çeken Yazıcı, bu sistemin belediyelere yasa ile tanınmış yetkiler çerçevesinde ve 2016 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçen plan notlarına uygun olarak yürütüldüğünü ifade etti.

"380 Bın Metrekare Kamusal Alan Ücretsiz Kazandırıldı"
Gündeme getirilen rakamların gerçekleri yansıtmadığını belirten Yazıcı, uygulamanın teknik ve kamu yararına dönük boyutlarını şu verilerle paylaştı:

Mülkiyet Sorunları Çözüldü: İmar planlarında okul, park, yol, cami ve sağlık tesisi gibi kamusal donatı alanlarında kalan ve yıllardır çivi çakılamayan özel mülkiyete konu parsellerin imar hakları, başka uygun alanlara aktarıldı.
380 Bin Metrekarelik Dev Kazanım: Emsal transferleri neticesinde Tuzla Belediyesi'nin mülkiyetine toplam 380 bin metrekare brüt kamusal alan kazandırıldı.
Sıfır Belediye Bütçesi: Bu işlemler sırasında belediye kasasından tek bir kuruş para çıkmadığı gibi, belediyeye ait hiçbir taşınmaz da şahıslara verilmedi.
Hak Sahiplerinin İşlemleri: Hak sahipleri toplamda 902 parselde, çarpanlarıyla birlikte 400 bin metrekarelik inşaat hakkı kullandı ve tüm iş ve işlemleri bizzat kendileri üstlendi.
"40 Milyarlık Yolsuzluk İddiası Akla ve Fizik Kurallarına Aykırı"
Söz konusu iddialarda dile getirilen "520 bin metrekare fazladan hayali emsal transferi yapıldı" ve "40 milyarlık yolsuzluk var" söylemlerini "uydurulmuş bir hayal ve tümüyle yalan" olarak niteleyen Dr. Şadi Yazıcı, bu hesaplamaların matematik ve mantık kurallarını hiçe saydığını kaydetti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2019 yılından bu yana CHP yönetimi altında olduğuna dikkat çeken Yazıcı, "Madem iddia edildiği gibi 'asrın imar yolsuzluğu' vardı, neden bugüne kadar tek kelime edilmedi? Neden bu iddialar, Tuzla Belediye Başkanı’nın AK Partimize katılmasının hemen ardından ortaya atıldı?" sorusunu yöneltti.

Açıklamasının sonunda, şahsına ve geçmiş dönem belediye icraatlarına yönelik asılsız iddia ve iftiralarla ilgili hukuki süreçlerin avukatları tarafından resmen başlatıldığını duyurdu.

DR. ŞADİ YAZICI’NIN SOSYAL MEDYA AÇIKLAMASI :
TUZLA’YA YÖNELİK KİN VE HIRSIN TUTARSIZLIKLAR MANZUMESİ

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AK Partimize katılmasının ardından, şahsıma ve geçmiş dönem Tuzla Belediyesi uygulamalarına yönelik bir itham ve iftira kampanyası başlatılmıştır.

Eski CHP Genel Başkanı, eski CHP İstanbul İl Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili’nin peş peşe yaptığı açıklamalar, Silivri’den gelen yönlendirmeler sonucu sahnelenen bir tutarsızlıklar manzumesidir.

Tuzla’da uygulanan emsal transferi iftira niteliği taşıyan tutarsız iddiaların merkezini teşkil etmektedir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyelerinin imar uygulamalarını denetleyen en yüksek yerel idari mercidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2019 yılından bu yana CHP tarafından yönetilmektedir. Madem ortada iddia edildiği gibi “asrın imar yolsuzluğu” vardı, neden bugüne kadar tek kelime edilmedi? Neden bu iddialar, Tuzla Belediye Başkanı’nın AK Partimize katılmasının hemen ardından ortaya atıldı?

Bir kez daha kendi gerçekleriyle yüzleşemeyenler maalesef gerçeği çarpıtarak haklı çıkmaya çalışmaktadır.

Gerçek açıktır: Emsal Transferi belediyelere verilen kanuni bir yetkidir. Tuzla’daki emsal transferi uygulaması bu yetkiye dayanılarak yapılmıştır. Tuzla’daki uygulamalar 2016 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçen plan notlarıyla düzenlenmiştir. Bu uygulama sayesinde vatandaşların mülkiyet sorunları çözülmüş; kentsel dönüşümün önü açılmış, park, okul, yol, cami ve sağlık tesisi gibi kamusal alanlar belediyeye kazandırılmıştır.

Buna göre örneğin imar planında okul alanında kalan bir parselin sahibi, o parsel üzerinde yapılaşma yapamazken, o parselin yapılaşma hakkı başka bir alana aktarılmış, okul alanında kalan parsel ise kamunun kullanımına, okul olarak kazandırılmıştır.

Ortada “hayali” bir işlem değil; plan kararına dayanan, taşınmaz ve imar hakkı üzerinden yürütülen açık bir uygulama bulunmaktadır.

Emsal Transferleri sonucunda Tuzla Belediyesinin mülkiyetine geçen brüt kamusal alan 380 bin metrekaredir. Bunun karşılığı olarak hak sahipleri 902 parselde, çarpanlarıyla birlikte 400 bin metrekare inşaat yapmıştır. Bu inşaatlarla ilgili bütün iş ve işlemler bizzat hak sahipleri tarafından ifa edilmiştir.

Tuzla Belediyesi’nin yaptığı Emsal Transferi çalışmaları kapsamında belediyenin bütçesinden herhangi bir para çıkmamış, belediyeye ait herhangi bir taşınmaz veya mal vatandaşlara verilmemiştir. Bu işlemler neticesinde kamunun mutlak kazanımı söz konusudur. Uygulama öncesi vatandaşın olan ancak imar yapılamayan, çok sayıda davaya konu olan alan şehre kazandırılmıştır. Bunun karşılığında arsa sahiplerinin imar hakkı, imar planına uygun olan alanlara aktarılmıştır.

Emsal transferiyle yapılan toplam inşaat, 400 bin metrekare olduğu halde: “520 bin metrekare fazladan hayali emsal transferi yapıldı” şeklinde ortaya atılan iddia, bir iddiadan çok iftira niteliği taşımaktadır.

Bu iftirayı gerçekmiş gibi kabul ederek yapılan toplama çarpma işlemi neticesinde ortaya attıkları “40 milyarlık yolsuzluk” iftirası akla, vicdana ve fizik kurallarına aykırı, uydurulmuş bir hayaldir, bütünüyle yalandır.

Sözün özü; Tuzla Belediye Başkanı’nın AK Partimize katılması üzerine siyasi bir hınçla, Silivri’den alınan direktiflerle gündeme getirilen bu iddialar, Tuzla Belediyesi’nin bugününü ve geçmişini karalama girişimidir.

Tuzla’ya kazandırılan yüz binlerce metrekarelik kamusal alanı yok sayan; vatandaşların mülkiyet sorunlarını çözen bir uygulamayı yolsuzluk gibi göstermeye çalışan bu çabalar, siyasi kin ve hırsla oluşturulmuş bir tutarsızlıklar manzumesidir.

İddialar ve iftiralarla ilgili hukuki süreçler avukatlarımız tarafından başlatılmış bulunmaktadır.

Kamuoyuna saygılarımla.

Dr. Şadi Yazıcı